Schoolgirl with Books

Abdulrazak Gurnah Kitapları

2021 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi Abdulrazak Gurnah'ın kitaplarından oluşan okuma listesi.


Abdulrazak Gurnah
Abdulrazak Gurnah

Abdulrazak Gurnah


20 Aralık 1948 yılında Tanzanya sınırları içindeki Zanzibar’da doğdu. Anadili, Afrika’da yaygın bir dil olan Svahili’dir. Fakat eserleri İngilizce yazmayı tercih etmiştir. İlköğrenimini İngiliz okullarında tamamladı, çocukluğunda gittiği Kuran kursunda Arapça öğrendi. Gençliğinde 1964 yılındaki Zanzibar Ayaklanması’na ve sonrasında kurulan sosyalist rejimin çalkantılı yıllarına tanıklık etti. 1968’de İngiltere’ye gitti. Yükseköğrenimini Kent Üniversitesi’nde tamamladı. Doktora tezinde kolonyal söylemin Doğu Afrika, Karayip ve Hindistan edebiyatındaki izdüşümlerini analiz etti. Postkolonyal edebiyat alanında uzmanlaştı. Halihazırda Kent Üniversitesi’nde İngiliz edebiyatı profesörü.


İlk romanı Memory of Departure’da (Ayrılışın Hatırası, 1987) Afrika’da geçen gençlik yıllarının ardından ülkeyi terk eden Hassan karakterinin hafızasında yer eden Afrika imgesini postkolonyal dönemin kimlik sorunları ışığında inceledi. İkinci romanı Pilgrim’s Way (Hac Yolu, 1988) başlığını Winchester’ı Canterbury’deki Thomas Beckett mabedine bağlayan yoldan alır. Daha iyi bir yaşam umuduyla İngiltere’ye gelen Tanzanyalı Davud, karşılaştığı göçmen karşıtı tutumlardan dolayı paranoyak bir benlik geliştirir ve çareyi Tanzanya’daki geçmişini tamamen silmekte arar. Dottie (1990) Dottie Badoara Fatma Balfour karakteri üzerinden benzer bir yabancılaşma sorununu tartışır. Fatma Balfour’un melez kimliği, ırk ve etnisite sorununun göçmen ve sürgün karakterler üzerindeki travmatik etkilerinin yakıcı bir simgesidir. Cennet’te (1994) Gurnah, Yakup’un oğlu Yusuf’un Kuran’da anlatılan hikâyesini 1900-1914 arası Doğu Afrika’ya uyarlar. Kolonyal söylemin Afrika’ya dair klişelerini kölelik, tarihin çarpıtılması, İslâmofobi gibi meseleler üstünden tartışırken Yusuf’un bireysel hikâyesi bir yandan kolonyalizmin bir yandan da despotizmin eleştirisine açılan ikili bir işlev görür. By the Sea (Deniz Kenarında, 2001) emperyal pedagojinin Afrika’nın yerli gelenekleriyle karşılaşmasının doğurduğu verimli paradoksları konu eder. Salih Ömer, Kuran eğitimi almaktan duyduğu geleneksel kıvanç ile kolonyal eğitimin kazandırdığı dünya bilgisi arasında bocalarken yeni Afrika’nın çelişkileri ete kemiğe bürünür. Son Hediye (2011) 1996’da yayımlanan Sessizliğe Hayranlık’la (2018) birlikte bir nehir roman anlatısıdır. Sessizliğe Hayranlık’ın isimsiz anlatıcısı ülkesini terk eden bir Zanzibarlı muhaliftir; Britanya’ya yerleşip evlendikten sonra öğretmenlik yapar. Hayatının en istikrarlı görünen döneminde bireysel tarihini yazmaya karar verdiğinde, hiç de istikrarlı olmayan, kayıp ve kırılgan bir bastırılmış benlikle yüzleşmek zorunda kalır. Son Hediye’de ise Gurnah, bu isimsiz anlatıcısının hikâyesini kültürel farklılıkları, belleğe kazınmış tarifsiz acıları kateden bir anlatıya kavuşturur.


Gurnah’ın gerçeklik anlayışı, gerek kolonyal dönemin karamsar ve toptancı tasvirlerini gerekse anavatan-memleket şovenizmlerini reddeden sahici bir arayışa dayanır. Gurnah, romanları dışında, Salman Rushdie, Anthony Burgess, Joseph Conrad, Vidiadhar Surajprasad Naipaul, Zoe Vicomb gibi yazarlar üstüne edebiyat eleştirileri yazarak kitaplar hazırladı.


Gurnah, "Kültürler ve kıtalar arasında sömürgeciliğin etkilerine ve mültecinin kaderine yönelik tavizsiz ve merhametli tavrı" nedeniyle 2021 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Nobel Edebiyat Komitesi "Gurnah'ın gerçeğe olan bağlılığı ve basitleştirmeden kaçınması dikkat çekicidir. Basmakalıp betimlemelerden uzak duran Gurnah'ın romanları gözlerimizi, dünyanın başka yerlerinde, insanların pek de aşina olmadığı, kültürel olarak çeşitlendirilmiş bir Doğu Afrika’ya bakmamızı sağlıyor.” açıklamasını yaptı. 1986 yılında Wole Soyinka’dan beri bu ödülü alan ilk siyah Afrikalı yazar oldu.


Yazar ayrıca 1994 yılında Man Booker’a aday gösterildi. 2001’de Los Angeles Times Kitap Ödülü’ne değer görüldü. 2006’da Royal Society Literature Derneği’nin üyesi seçildi. 2007’de ise By the Sea (Deniz Kenarında, 2001) romanıyla Fransa’da verilen RFI Witness of the World ödülünü kazandı.


Kitaplar


Deniz Kenarında - İletişim Yayınları


Deniz Kenarında, göç deneyiminin yol açtığı kimlik karmaşası, aidiyet sorunu ve kültürel etkileşim üzerine sarsıcı bir roman. Ülkesinden sahte bir pasaportla kaçıp İngiltere’ye sığınma talebinde bulunan Salih Ömer’in eski hayatıyla yeni hayatı arasındaki eşikte bir pasaport memuru durmaktadır. Bir mülteci olarak ayak bastığı yeni ülkede İngilizce bildiğini saklayarak görünmez olmayı seçen ve bir tür pasif direniş sergileyen Salih Ömer zamanla hikâyesini çevresindeki insanlara anlatmayı öğrenir. İngiltere’de tanıştığı Latif’le ilişkisi ise onu kendi geçmişiyle yüzleşmeye götürür. Aşk, ihanet, mültecilik ve yabancılık deneyimlerinin sömürgecilik çağındaki anlamlarına dair sarsıcı bir anlatı sunan Deniz Kenarında, Abdulrazak Gurnah’ın unutulmaz yapıtlarından biri.


“Deniz Kenarında, Gurnah’ın çağımızın en önemli seslerinden biri olduğunu kanıtlayan zengin, etkileyici ve hakikat dolu bir roman.” -Amitav Ghosh


“Deniz Kenarında, sömürgecilik sonrası Afrika’da yer değiştirme ve göç deneyiminin yarattığı travmaya dair büyüleyici bir roman.” -Mustapha Kharoua


Çevirmen: Müge Günay


Sayfa Sayısı: 304


 

Son Hediye - İletişim Yayınları


Son Hediye, etnik kimlik, köken ve aile temaları etrafında dokunmuş bir kültürel sentezin romanı.


İngiltere’de yaşayan bir Afrikalı göçmen olan Abbas, yakalandığı hastalığın ardından geçmişini sorgulamaya başlar. Abbas’ı bir hikâye anlatıcısına dönüştüren hastalık süreci, yıllardır eşi Meryem ve çocuklarından sakladığı büyük sırrını da ortaya çıkartır. Abbas’ın sınırları aşındıran hikâyesi etnik kimlik ve köken, gerçek ve kurmaca gibi ayrımların kayganlığını ortaya koyarken yüzleşilmemiş hatıraların, dilsiz kalmış hikâyelerin insan zihninde yarattığı kalıcı etkileri de sergiler. Son Hediye, cesur bir hikâye anlatıcısı olmanın insanın yakınlarına verebileceği en büyük hediye olduğunu gösteren çarpıcı bir yüzleşme anlatısı.


“Abdulrazak Gurnah, çok katmanlı, güçlü ve güzel romanlar yazmakta ustalaşmış bir yazar.” -Anita Mason


“Son Hediye, kültürel kimlik sorununda kişisel hikâyelerin rolünün anlaşılmasına yönelik kıymetli bir çaba.” -Giles Foden


Çevirmen: Müge Günay


Sayfa Sayısı: 284


 

Sessizliğe Hayranlık - İletişim Yayınları


Sessizliğe Hayranlık, etnisite, ırk, cinsiyet ve ulus meselelerini çokkatmanlı bir anlatıyla ele alan bir başyapıt.


Sessizliğe Hayranlık’ın sessiz ve isimsiz anlatıcısı, üniversite öğrenimi için geldiği İngiltere’de yerleşip aile kurmasına karşın yıllardır aidiyet sorunu yaşamaktadır. Bu sorunu anavatanı Zanzibar’a dönerek çözmeyi deneyen “sessiz anlatıcı,” anavatanında karşılaştığı ruhsal ve manevi engellerle birlikte sorunun mekânla veya coğrafyayla sınırlı olmadığını anlayacaktır. Kuşaktan kuşağa devrolan bir kimlik ve aidiyet sorununu sınırları ve milliyetleri kateden bir anlatı içinde sunan Sessizliğe Hayranlık insanlığın evrensel ütopyasına yönelik bir umut kıvılcımı.


“Abdulrazak Gurnah’ın bugünkü Afrika romanının önde gelen temsilcilerinden biri olduğunu düşünüyorum.” -Murat Belge


“Irk, ihanet ve kimlik meselelerini böylesine güçlü ve satirik bir içgörüyle sunan çok az roman var.” -Caroline Gascoigne


Çevirmen: Müge Günay


Sayfa Sayısı: 249


 

Terkediş - İletişim Yayınları


Terkediş, modern dünya edebiyatında sömürgecilik sonrası dönemde yazılmış en parlak romanlardan biri.


Terkediş, kolonyalizmin bireysel ve siyasal düzlemdeki sonuçlarını üç neslin birbirine örülmüş hikâyeleri üzerinden anlatan bir insanlık epiği. Gurnah, Terkediş’te uygarlığın eşiğinde ufalanan bir ülkeyi, ülkeden göçenlerin yakasını bırakmayan suçluluk duygusunu, yurtsuzluğu, kalanların üzerine çöken karanlığı, din ve geleneğin şaşmaz bir süreklilikle muhafaza ettiği değerleri ve yok ettiği aşkları anlatmakta. 1899’da çölde yolunu kaybeden ve yaralı halde Doğu Afrika sahilindeki bir şehre varan İngiliz seyyah Martin Pearce, bölge esnafından Hasanali’nin ve güzeller güzeli kardeşi Rehana’nın yardımıyla hayata döner. Pearce ile Rehana’nın hikâyesini üç kuşağın ortak yazgısına bağlayan Gurnah, nesnel ve sahici anlatısı ile etnik-ulusal kimliklerin ötesinde bir kimliğin mümkün olduğu yeni bir edebiyatın ve dünyanın habercisi.


“Gurnah, Terkediş’te çöküşü yeni bir şafağa dönüştürmeyi başarıyor.” -Adam-Mars Jones


Çevirmen: Müge Günay


Sayfa Sayısı: 331


 

Kumdan Yürek - İletişim Yayınları


Kumdan Yürek, 1960’ların Zanzibar’ından 1990’ların Londra’sına uzanan yürek parçalayıcı bir sürgün, göç ve ihanet hikâyesi. Anne-babasının geleneksel Zanzibar toplumunda ayrı olmalarına anlam veremeyen Salim, sır ve kâbus dolu bu dünyadan amcası Amir’in yardımıyla uzaklaşıp Londra’ya yerleşir. Ama Londra, umduğu gibi bir cennet olmaktan çok uzaktır. İngiltere’de yaşadığı acı tecrübelerle olgunlaşan Salim bir yandan da ailesinin büyük ve karanlık sırrını merak etmeyi sürdürür. Zanzibar’ı ziyaretinde babasının ona açıkladığı aile sırrı Salim’i derin bir kedere sürükler.


Kumdan Yürek, Shakespeareyen bir sırrın etrafında örülmüş unutulmaz bir roman.


“Kumdan Yürek, sınıf, cinsiyet ve aşkın iktidar ilişkilerine bağımlılığını yürek burkucu bir şekilde gösteren bir şaheser.” -Kamila Shamsie “Kumdan Yürek, hüzünle zarafetin muazzam bir karışımı.” -Suzy Keay


Çevirmen: Mehmet Deniz Öcal


Sayfa Sayısı: 292

290 görüntüleme
Schoolgirl with Books