Schoolgirl with Books

Anatole France - Kırmızı Zambak

Güncelleme tarihi: 21 Nis 2021

Nobel ödüllü ve Fransız Akademisi üyesi Anatole France'dan, dünyanın en iyi 10 aşk romanından biri olarak gösterilen "Kırmızı Zambak."


Kırmızı Zambak
Kırmızı Zambak (1894)

Fransız edebiyatı, dünyanın en etkileyici ve nitelikli eserlerine sahiptir. 1800'lü yıllarda Avrupa edebiyatının "Realizm" ve "Sembolizm" çalışmalarının şekillenmesini sağlamıştır. Bilinen birçok Fransız yazar dünya edebiyatına muhteşem eserler bırakmıştır. Onlardan biri de hiç kuşkusuz Anatole France.


Anatole France (1844-1924)


Klasik geleneğinin önde gelen temsilcilerinden biri olan Anatole France, bir kitapçının oğlu olarak dünyaya gelmiş, yaşamının büyük bölümünü kitaplar arasında geçirmiştir. Okulda hümanist biri olarak yetişmiş ve hayatını edebiyatla geçirmeye karar vermiş. Hareketli bir özel yaşamı olan France’ın, evliliğini bitirdikten sonra tanıştığı Madame Arman de Caillavet ile olan arkadaşlığı "Kırmızı Zambak" kitabına ilham olmuş.


Eserlerinin olay örgüsü zayıf olduğu söylenmiş, bu konuda sürekli eleştirilmiştir. Bunun yanında derin bilgi, nüktedan ve ince alay, adalet tutkusu, temiz üslûp kullanan bir yazar olarak sevilmiştir. 1921 yılında "Nobel Edebiyat Ödülü” ne lâyık görülmüştür.


İnsanları mutlu görmek gibi bir isteği olan olan yazar, 1. Dünya Savaşı sonrası: "Aklım başımdan gidiyor. Beni öldüren insanların kötü ruhlu oluşlarından çok, aptallıkları." demiştir.


André Mourous'in şu sözü Anatole France'ın hayatını özlü şekilde özetliyor. "Onun kuşkusu bilgeliğinin yaratıcısı olmuştur."


Anatole France
Anatole France (1844-1924)

Kırmızı Zambak (1894)


“Zambaklar Şehri” olarak bilinen Floransa’da geçen romanda, üst düzey Fransız burjuva sınıfı yaşamı, o dönemin politikasına eleştiri, dini konularda vurgular ve yasak aşk işleniyor. Buna rağmen okuyanı şok eden olaylar veya kıskançlıklar olmadığı gibi; Anatole France, sakin ve sade bir anlatımı tercih ediyor.


Kırmızı Zambak’ta, babasının isteğiyle genç yaşta politik bir evlilik yapmak zorunda kalan Therese ve yaşadığı yasak aşkları konu ediliyor. Buna kısaca aşk üçgeni de diyebiliriz. Her şeye rağmen Therese'yi seven Robert Le Menil ve heykeltıraş Dechartre arasında kalan genç bir kadın Therese. Politikacı olma yolunda ilerleyen eşinden roman boyunca çok bahsedilmiyor. Ama anlatılanlardan duyarsız bir eş olduğunu öğrendiğimiz bu adamın, sırf parası için genç bir kadınla evlenmesinden, eşine olan hislerinden nasıl biri olduğunu anlayabiliyoruz. O zamanlardaki bu tür politik evliliklerde olduğu gibi sevgi, saygı ve ilgi görmeyen eşler de başka hayatlar yaşıyor, yasak aşklarda teselli bulmaya çalışıyorlardı.


Kitapta bol bol sanattan, sanatçılardan ve yazarlardan bahseden France, eğitimli biri olduğunu ve ilgi alanlarını kitaptaki olayların içine serpiştirmiştir. Bu şekilde, birçok alan hakkındaki bilgi birikimini bize kitaptaki olaylar aracılığıyla aktarıyor. Kitabın bütününe bakınca bu durum, karakter çokluğuyla birlikte bazen okurken zihni meşgul etse de en genel haliyle okuru doyuma ulaştıracak bir kitap. Hatasız notaya benzetilen bir roman.


Usta çevirmen Tahsin Yücel’in sözleriyle: karşılıklı bir aşk tutkusunun, birbiriyle daha yeni karşılaşmış iki insanda bilinçsizce doğup gelişerek bütün benliği, neredeyse bütün nesneleri sarması, sonra da hiç denilecek bir nedenle yıkılıp gitmesi, Kırmızı Zambak romanının temel konusudur.



Yazar: Sema Öklü


İnstagram: @kitapsemasi


 

Alıntılar


"Bütün kitaplar sıkıcıdır, ama insanlar kitaplardan da sıkıcıdır. Hem insanlar daha çok şey isterler."
"Yoksullar için vatandaşlık, zenginlerin güçlerini, başıboşluklarını sürdürmekte başka bir şey değil."
"Bir adamın, bir kadının ne yaptığını bilmediği bir yaşta evlenmesini, bu çılgınlığı yapabilmesini aklım almıyor."

 

Yayınevi: Can Yayınları


Çevirmen: Tahsin Yücel


Sayfa Sayısı: 276


Kategori: Roman

457 görüntüleme
Schoolgirl with Books