Schoolgirl with Books

J. K. Huysmans - Orada

Güncelleme tarihi: 14 Ara 2021

Tahsin Yücel, "Kimim Ben?" adlı denemesinde J.K. Huysmans için şöyle der: "XIX. yüzyılın son çeyreğinin en özgün, en verimli, en etkili ve en çok tartışılan yazarlarındandır."

Joris Karl Huysmans
J. K. Huysmans (1848-1907)

1848 yılında Paris’te dünyaya gelen Charles-Marie-Georges-Huysmans, babasını onurlandırmak için edebiyat dünyasında Joris-Karl Huysmans (J. K. Huysmans) ismini kullanmıştır.


J. K. Huysmans, edebiyata realizm ve natüralizm ile başladıktan sonra mistisizme yaklaşır. Bu konuda 1907 yılında The Nation şöyle yazar: "Edebiyat hayatına bir realist olarak başladı... Sonunda Orta Çağ mistisizminde karar kıldı."


The Literary Supplement ise şu açıklamayı yapmış: "Zola'nın takipçisi olduğunu düşünüyordu; oysa biricik, gerçek üstadı Baudelaire'di."


Huysmans bu değişimin sebebini "Orada"nın ilk sayfalarında, otobiyografik özellikler taşıyan ana karakteri, yazar Durtal'in ağzından açıklar. Bu özelliğiyle Huysmans, natüralizmi bitiren yazarlardan biri olarak da kabul edilir.


Orada
Orada (La Bas - 1891)

1891 yılında yayımlanan “Orada” (La Bas) J. K. Huymans’ın kendisiyle özdeşleşen Durtal karakterini anlattığı, 1895 tarihli “Yolda” (En Route) ve 1898 tarihli “Katedral” (La Cathedrale) romanlarıyla tamamladığı üçlemenin ilk romanı.


Yazar Durtal; 15. yüzyılda yaşamış, Breton şövalyesi olarak krala hizmet etmiş, Jeanne d'Arc ile yan yana savaşıp, onu korumuş ve inançlı biriyken bilinmeyen sebeplerle bir anda satanist ritüellerle ve simyayla ilgilenip, seri cinayetler işlemeye başlayan, yüzlerce çocuğun katili olarak bilinen, “Mavi Sakal” lakaplı Gilles de Rais hakkında bir kitap yazmaya karar verir.


Durtal, Gilles de Rais hakkında araştırma yaparken, hayatına gizemli bir kadın girer ve satanist ritüellerin kendi çağında da sürdüğünü öğrenmekte gecikmez. Ayrıca dostlarıyla buluşup bu konuları konuştuğu ilginç bir ortam vardır: bir zangocun evi olan kilisenin çan kulesi.


Betimlemeler, okuyucuyu 19. yüzyıl Paris'inde gotik bir atmosfere götürüyor. Ahşap kitaplıklar, siyah deri ciltli kitaplar, bakır şamdanlar, şömine ateşi, Paris'in gotik kilise kuleleri...


Roman ağır satanistik eylemler içeriyor. Rahatsız edici sapkın eylemlerin anlatımı mevcut. Satanizmi seçen Gilles de Rais'nin kitaptaki şu cümlesi durumu özetliyor: "İşkence, gözyaşı, korku ve kandan her türlü başka hazdan daha çok zevk alıyorum."


“Şeytan’a kurban edilen çocuklar, tüyler ürperten işkenceler, gizemli bir kadın, ‘karanlığın yüreği’ne yolculuk…”


Bu ifadelerden sonra kitap hakkında bilgisi olmayan biri korku-gerilim tarzı bir roman okuyacağını düşünebilir, fakat kitap etkili bir edebi dille, edebi türde yazılmış. Arthur Schopenhauer’in karamsar felsefesini benimseyen, kendine özgü dil kullanımıyla ve hicivleriyle bilinen J. K. Huysmans, edebiyat ve resim başta olmak üzere sanat tarihinden örnekler vermeyi, ayrıntılı tablo tasvirlerini de seviyor.


Alternatif edebiyat arayışınız varsa, Baudelaire'i seviyorsanız, gotik sanata yakınsanız; dünya edebiyatının başyapıtlarından biri olarak kabul edilen “Orada” okuyucuya farklı bir deneyim sunuyor.


 

Alıntılar


"Toz güzeldir. Çok eski bisküvilerin tadını ve çok eski kitapların kokusunu taşır; nesnelerin üzerindeki akışkan kadifedir; aşırı renkleri ve kaba tonları yumuşatan ince ve kuru bir yağmurdur. Aynı zamanda terk edilmişliğin tülü, unutulmuşluğun örtüsüdür. Kaderi içler acısı bazı insanlar dışında kim nefret edebilir ondan?"
"... bu ılık limana, Paris'in üzerine yerleşebilsek. Yalnızca bulutlar gelebilir yanımıza, yukarıya; insan, onarıcı ıssız yaşamla yıllar içinde mükemmelleştirir kitabını. Hem sonra, insanların aptallıkları kulelerin eteklerine çarpıp dağılırken, zamandan uzakta varolmak, alev alev yanan bir lambanın ışığı altında eski kitapların sayfalarını karıştırmak nasıl da masalsı bir mutluluk olur!"

 

Yayınevi: Okuyan Us Yayınları


Çevirmen: Birsel Uzma


Sayfa Sayısı: 304


Kategori: Roman

251 görüntüleme
Schoolgirl with Books