top of page
Schoolgirl with Books

Pandabiyat Aralık 2022 Okuma Listesi



Necati Tosuner - Salgında Öyküler - İş Bankası Kültür Yayınları


Yaşadığımız salgın günleri geçip gitse de, bu yaşanılmışları unutursak yazık olur elbet. Birçok şey boşa gitmiş olur. Çekilen acılar hadi neyse ama ölenler boşa ölmüş olur. Hele hele, o ölecekleri kurtarmak için ölenler, hepten boşa ölmüş olur. Bunca yazıklanmaya hiç de aldırış etmiyor olabilir gelecek. Ama o gelecekte bu koronanın –ya da ona benzeyen bir başka salgının– bir gün karşımıza yine dikilmeyeceği nereden belli ki?.. Evet, limon arıyorsanız işte burada!


İçindekiler;


*Adım Adım Yudum Yudum *Dün Beklenen Gelecek Değil Bugün Beklenen Gelecek *Günler Getirdikçe Getiriyor Bıkkınlığı *İmansızda Bile Yok Mudur Bir İman Tahtası *Telgraf Diye Bir Şey Artık Kaldı mı? *Pazar Günü Erkenden Onu Bekliyordum *Çocuksan Genç Olasın Gençsen Genç Kalasın *Okulsuz Yaz Ödevi *Düş Gibi Bir Düş Gerçek Gibi Bir Gerçek *Çanak Çömlek Patladı Minareler Arası İtikat *Kıyılar Doldu Taştı Yanlıştan Yaktı Yüreklilik Yürekler Dolusu *Sevgili Korona *Elektiriği Bulan Gâvur Kindarlığı Çıkaran Değil *Çiçeğiçirkin Çiçeği Yaprağıgüzel Gerçeği *Adı Oldu Kırk Bir Geçti Gitti Yirmi Altı *Değerse Yağlıboya Aman Ayıp Olur Turistlere *Gönül Vermez Gönül Kaptırır Anasının Has Oğlu *On Koyun Sattım Yüze On Koyun Aldım İki Yüze *Hallaç Kalmadı Yoktur Esnek Sopası Kızılcık *En Gereksiz Yalan Engerekli Minibüs *Öyle Kafaya Böyle Tıraş Bulaş Gel Yine Bulaş *Gökyüzü Bakmaz Yeryüzüne Yeryüzüdür Bakan Gökyüzüne


Sayfa Sayısı: 96 / Kategori: Öykü


 

Sergey Dovlatov - Zona - Jaguar Kitap


Okurlarıyla ilk kez 1982’de, tam metin olarak ise daha sonra eklenen bölümleriyle 1991’de buluşabilen Zona, Sergey Dovlatov’un en hacimli romanıdır ve sanatsal macerasını ancak yirmi yılda tamamlayabilmiştir.


Kitaba adını veren “zona” kelimesi, Rusçada basit haliyle “bölge”, “alan” demektir. Ancak çalışma kampları söz konusu olduğunda ve kelime suçlu jargonunun görkemli dünyasına iltica ettiğinde anlam bir anda canlanır, kabuğunu yırtar ve genişler. “Zona” artık yalnızca bir cezaevi değildir, etrafındaki oluşumlarla kurulmuş organik bağlarıyla başlı başına bir fenomendir.


Dovlatov’un kendi askerlik tecrübelerinden yola çıkarak kaleme aldığı “Zona”, yine onun deyimiyle Sovyetler Birliği’nin minyatür bir kopyasıdır.


Ölüler Evinden Anılar, Kolıma Öyküleri, İvan Denisoviç’in Bir Günü gibi Rus kamp ve hapishane edebiyatının kanonik eserleri arasında özgün bir yeri olan Zona, Eyüp Karakuş’un Rusça aslından çevirisiyle ilk kez Türkçede…


Çevirmen: Eyüp Karakuş / Sayfa Sayısı: 232 / Kategori: Roman


 

Asuman Kafaoğlu Büke - Tablodaki Kadın: Sanat Tarihinin Kitap Tutkunu Kadınları - Epsilon Yayınevi


"Kadınların yüzyıllar boyunca gezmeleri, kendi başlarına maceraya atılmaları, zekâ ve yeteneklerini gösterecek işlerde çalışmaları toplumsal olarak engellendiği içindir ki, dinledikleri ve okudukları hikâyeler onlar için çok önemli olmuştur. Ancak bu şekilde zihinsel yolculuklara çıkabilir, görmedikleri dünya hakkında bilgi edinebilirlerdi. İşte tam da bu yüzden kadın ile kitap arasında çok özel, hatta büyülü bir bağ olduğunu düşünmeden edemem.”


"Ressamlar öteden beri kitap okuyanları, özellikle de kitap okuyan kadınları resmetmeyi sevmişler. Her kitabın farklı mimikler ve duruşla okunduğunu izlemek, ayrıca bir düşünme nedeni olmuş ressamlara.”


“Bizler de okuyan kadınların resimlerine baktığımızda, kim oldukları, ne okudukları ve nasıl okudukları hakkında bilgi edinebiliriz çünkü okunan metin bir şekilde bedene yansır: Merak, dikkat, heyecan, hüzün ya da sıkıntı izlerini görebiliriz. Okuma eylemi üzerine yoğunlaşmak ayrıca bize kitabın yüzyıllar içinde nasıl farklı şekillere büründüğünü de gösterir.”


"Sanat tarihi bilgim sınırlı olduğu için, bu kitapta yer alan resimlere sanatsal değerleri ya da teknikleri açısından değil, basılı kitabın tarihini yansıtmaları açısından baktım. Anlayacağınız, bu klasik bir sanat tarihi ya da sanat eleştirisi kitabı değil, sadece resimlere hayranlıkla bakan, gördüklerini paylaşmaktan zevk alan birinin denemeleri..." –Asuman Kafaoğlu-Büke


Sayfa Sayısı: 188 / Kategori: Sanat Tarihi


 

Pyotr Demyanoviç Uspenski - Ivan Osokin’in Tuhaf Hayatı - Vakıfbank Kültür Yayınları


“Bütün bunlar ne demek oluyor? Şu düşüncelerini bir anlığına durdurabilse ve onlara hükmedebilse bir anda her şeyi anlayacakmış gibi geliyor. Oysa kafasındakiler öylesine hızlı geçip gidiyor ki hiçbirini yakalayamıyor ve geriye her şeyin tepetaklak olduğu ve birbirine karıştığı –geçmişin gelecek, geleceğin geçmiş olduğu– düşüncesinden başka bir şey kalmıyor. Geleceğe bir an olsun geçmiş gibi bakabilse ya da böyle bir şeye cesaret edebilse, onu dün gibi rahatlıkla görebilirdi.” Eylemlerimizin sonuçlarını önceden bilmek geçmişte aldığımız kararları değiştirmeye yeter mi? İvan Osokin, hayatında yolunda gitmeyen her şeyin başlangıcı olarak gördüğü yatılı okul yıllarına dönmek ister. Böylece yaptığı hataları tekrarlamayacak, başarılı, mutlu ve huzurlu bir hayata kavuşacaktır. Büyücü’den kendisini geçmişe göndermesini ister. Yaşamında her şeyin başladığını düşündüğü “o an”a geri döner. Peki bir şeyleri değiştirebilir mi? Pyotr Demyanoviç Uspenski’nin kült romanı Ivan Osokin’in Tuhaf Hayatı’nda Osokin’in zamanlar arası yolculuğunda kendisiyle, çevresiyle ve sonsuz döngüyle hesaplaşmasına tanık oluyoruz. Osokin’in içsel konuşmaları ve çekişmeleri hepimize tanıdık gelen sancıları hatırlatıyor.


Ezoterizmin öncülerinden Uspenski’nin daha önce birkaç kez Türkçeye çevrilmiş bu klasikleşmiş romanını VakıfBank Kültür Yayınları ilk kez Rusçadan çevirisiyle edebiyatseverlerle buluşturuyor.


Çevirmen: Eyüp Karakuş / Sayfa Sayısı: 240 / Kategori: Roman


 

Ferhat Uludere - 1001 Fıçı Bira - Edisyon Kitap


Doğup büyüdüğü kasaba dar geldiğinde yazar olmak hayaliyle İstanbul’a giden Feryat, geri dönüşlerinden birinde ilk aşkı Şehrazat ile karşılaşır. Bu karşılaşma henüz küllenmemiş duyguların alevlenmesine de sebep olur. Ancak hayatlar değişmiştir. Kasabanın saflığı şehrin acımasızlığıyla yüz yüze gelir.


Ferhat Uludere ilk romanında, kasaba hayatının tekdüze hallerinin, alkolün yaşama ortaklığının, hüznün, aşkın, hayal kırıklıklarının ve iyi insanların hikâyelerini aktarıyor okura. Yazarın hayatından izler de taşıyan bu roman, Trakya kültürünün görünür olmasını sağlarken birlikteliğin, dostluğun, ait olmanın önemini de derinden hissettiriyor.


Ferhat Uludere’nin yarattığı anlatı evreninin ilklerinden olan bu kitap, hem yazarla yeni tanışacak olanlar için hem de yazarın metinlerinin geriye doğru izini sürmek isteyenler için güzel ve doyurucu bir okuma deneyimi sunuyor.


Sayfa Sayısı: 176 / Kategori: Roman

489 görüntüleme
Schoolgirl with Books
bottom of page