top of page
Schoolgirl with Books

Ret Mektubu - Handan Kılıç




Sayın Hadiye Pekşeker,


Sayın dediysek lafın gelişi, sevgili diyemeyiz ya. Size ret mektubu yazacak kadar ciddi bir ülke değiliz. Onlar Amerika’da olur. O yüzden bu işi de size bırakıyoruz, oturun yazın. Zaten laf olsun diye gel demişizdir sınava. Henüz yüksek lisans öğrencisi bir asistan olan kocanız size referans olamaz. Biraz büyümesi gerek. Sizin de yeni bebeğiniz olmuş. Beş aylık çocukla yüksek yapıp ne olacak bacım! Otur çocuklarını büyüt. En az üç tane olsun. Onları ever, sonra torunlara gelir sıra. Kız kısmını biz asistan da alsak sevmiyoruz ki, ‘ana’ olanı hepten ölü yatırım. Şimdi seni yüksek lisansa alsak, yarın asistanlık sınavına da gelirsin. Hadi kocan bir işe yarıyor. Kitap düzeltmesi, makaleler zaten Allah’ın emri. Asıl işi bizim küçüğü anaokuluna getirip götürmek. Geçen de elektrik faturasını yatırsın diye bankaya gönderdim. Koskoca profesör oldum ben mi gideceğim! Hanımı da soktuk üniversitede işe, hiç çıkamıyor mesai saatinde.


İşte seni de gönderdik anasının gözündeki okulun sınavına. Maksat kocanın gönlünü eğleyelim ki, surat asmadan koşsun işimize. Yazdığı makalelere en başa bizi ekleyecek, mecbur. Aslında bir kelime katkım da yoktur ama kimin asistanı, benim. O zaman her şeyi de benim.


Sınava gelirken beş aylık bebeği, kocanın bekar erkek arkadaşına bırakmışsın. Anan baban yok mu kızım senin? Hadi gurbettesin, çağır gelip baksınlar toruna. Hem otobüsle gelmişsin. Doçent olunca maaşlar artıyor. O vakit bir araba alırsınız taksitle. Ama baston bebek arabaları var onlardan al, üç çocuğu büyütür. Yavrum evladım! Sen sınav günü bile bebeğine bakacak insan bulamıyorsun, derse gel desek bahane bulur, angarya yüklesek evde bekleyen sabi var diye itiraz edersin. Hiç uğraşamayız biz ‘ana’larla.


Hem bizim fakültede diğer kürsüden bir başka hocanın yeğeni geldi son anda. Bekar kız. Pek de güzel değil. Evde kalır, iyi akademisyen olur dedim görür görmez. İşte, sabah aradı hoca, hatırlattı yeğenini. Aklımdan çıkmasa ben kocana gelin bile demezdim de unutmuşum. Geçen sene ben onun kürsüsünden kardeşimi sokmuştum işe, aldı sağ olsun. Mecbur onu alacağız bu sefer. Dünya böyle, bugün bana yarın sana. Ha size ne zaman sıra gelir bilemem. Nasıl istiyorsanız öyle kalınız.



Handan Kılıç

Schoolgirl with Books
bottom of page