top of page
Schoolgirl with Books

William Henry Hudson - Yeşil Evler

"Biçimiyle, ruhuyla nadide bir roman, sadece güzelliğinin parıltısıyla nesir bir şiire dönüşmüş yalın bir romantik anlatı." - John Galsworthy


Yeşil Evler
W. H. Hudson - Yeşil Evler - İthaki Yayınları / Fotoğraf: Sema Öklü

W. H. Hudson (4 Ağustos 1841-18 Ağustos 1922)


William Henry Hudson; Arjantin, Buenos Aires doğumlu, doğa bilimci, ornitolog ve yazardır. Gençliğinde doğanın içinde büyümüş, bitkileri, hayvanları ve insanları çok iyi gözlemlemiştir. 1869 yılında İngiltere’ye yerleşmiş, doğa ile ilgili çalışmalar yapmış ve yayımlamıştır. Charles Darwin’in “Türlerin Kökeni” eserini okumuş ve bu sayede doğacı felsefeye yaklaşmıştır. Ama derin inceleme yaptığında Darwin’in gözlemleriyle çelişmiştir. Arjantin Ornitolojisi’ne önemli katkıları olmuş, şiir ve denemeler yazmış, yaşamı boyunca sağlıksız ve fakir bir hayat sürmüştür. 

 

Eserlerinde başrolde doğa vardır. Romantik, melodramatik, duygusal ve bol tasvirli eserleri arasında en bilineni 1904 yılında yazdığı “Yeşil Evler” romanıdır. Yeşil Evler tür olarak egzotik roman kategorisindedir. Egzotik romanlarda; uzak ülke manzaraları, orada yaşayan halkın gelenek ve görenekleri, yaşam şekilleri ve betimlemeler ön plandadır. Yeşil Evler eserinde de bu özelliklerin hepsi mevcut. Doğa bilimcisi bir yazardan beklenildiği üzere nefis orman, bitki, hayvan ve yerli halk tasvirlerinin olduğu eser şiirsel bir dille yazılmış. Okurken yemyeşil ağaçlar, üzeri çiy kaplı bitkiler, kuş sesleri, şırıl şırıl akan sular hep gözümün önündeydi. Bunun dışında büyülü gerçeklik eserlerinin en güzel örneklerinden olduğunu da belirteyim. 


William Henry Hudson
William Henry Hudson

Kitap, kuş kız Rima ile şehirli Abel’in saf aşkını anlatıyor. Abel, Venezuela’daki siyasi ortamdan özgürlüğünü ve hayatını kaybetmemek için kaçmış, ülkenin güneydoğusundaki ormanların derinliklerine sığınmıştır. Ormanın bilinmeyen bu bölgesinde yerlilerle yaşamaya ve ormanı keşfetmeye başlar. Ormanda gezerken kimsenin girmediği yasaklı bölgede eşsiz güzellikte, farklı ses tonuna sahip olan büyüleyici bir kuş kız görür. Kim olduğunu ve nereden geldiğini merak eder. Rima yeşilin ve doğanın kızıdır. Bulunduğu bölgeden başka yer görmemiş, onu büyüten yaşlı adamdan başkasını tanımamış, akıllı ve meraklı bir kızdır. Rima, doğayı vahşilerden koruyan bir kuş kızdır. Rima’nın bir sayfalık tasvirini okuyunca gerçek olduğunu düşündüm. Araştırdığımda da böyle bir kuş türü olabileceğini okudum. Deniz kızı olabilirse, kuş kız da olabilir değil mi! 

 

Yaşlı adamın yanında pasif, az konuşan bir kız olan Rima, Abel ile konuştukça dış dünyayı merak eder, kendisi gibi olanlar varsa onları bulma isteği duyar. Bunun için başka bir bölgeye gitmek ister ve yola çıkarlar. Ama bu yolculuk onları ayırır. Abel, Rima’ya kavuşamadan onu kaybeder. Kötü ve cahil insanların doğaya verdiği zarar Rima’yı da yok eder. Oysa Rima ormanın bekçisiydi, onu ve korumak istediklerini anlamadılar. 

 

İkili arasında yaşanan saf aşk, yerliler, vahşiler ve şehirli Abel’in yaşadıkları biraz efsanevi, biraz büyüleyiciydi. Yerli halkın yaşam alanları, yedikleri, içtikleri ve mistik inançları çok ilginçti. Yazar tüm güzelliklerin içine doğa ile uyumlu yaşamayı, Latin Amerika’ya yapılan sömürgeciliği, mutlu gelecek için umutlu olmayı, kaderin gücüne öfke duymayı yerleştirmiş. En büyük eleştirisi eğitimsizliğe olmuş. Orada yaşayan köylü, melez ve yerlilerin eğitimli, okur yazar ve zeki insanlar olabilseydi, refah içinde yaşamak için istekli olacağını söylemiş. 

 

“Güzeli sezinlemek, Tanrı’nın insan ruhuna bahşettiği en güzel lütfudur,” diyen Hudson bu kitapta okura biçim ve ruh açısından eşsiz güzellikler sunmuş. 1900’lerden bugüne doğayı korumak adına neler yazılmış ve yapılmış. Ama bizler ellerimizle doğayı yakıyor, orada yaşayan binlerce bitkiyi, hayvanı ve kuş kızları yok ediyoruz. Keşke her yer muhteşem tasvirlerini okuduğum ormanlar gibi olsaydı. Belki hayat daha yeşil, daha sakin, insanlar daha mutlu olurdu. 



Yazar: Sema Öklü 


Instagram: @kitapsemasi 


 

Alıntılar


“Doğa; yeşil, geniş kubbesi ve güneş geçirmeyen bulut üstüne bulutlarıyla erişilmezdir.”

“Başarısızlık insanın yüzüne bir kere yansıdı mı, yüzünde öyle karanlık ve itici bir bakış oluşur ki hiçbir şey onu daha mutsuz ya da kaygılı hale getirmez.”

“Düşünmek, ummak, hayal etmek, bu karanlık günlerde ve acı ve sıkıntıyla dolu gecelerde beni ayakta tutuyordu. Hayal kurmak; bana güç veren ekmek, beni neşelendiren şarap gibiydi.” 

 

Yayınevi: İthaki Yayınları


Çevirmen: Şaziye Çıkrıkçı


Sayfa Sayısı: 320


Ebat: 13x19 cm


Baskı Yılı: 2021


Kategori: Roman


2 Comments


aysegultopcusesli
Jun 27

Ne kadar güzel bir inceleme olmuş, kitabı bir kez daha okumuş gibi hissettim. Benim için de uzaklık içini içine barındıran çok rahatlatıcı bir eserdi.

Like

ez_simsek
Jun 27

Okurken ben de yaşadım o ormanda resmen, harikaydı 💖 İnsanların doğaya olan zulmü ise epey düşündürdü yine beni.

Like
Schoolgirl with Books
bottom of page