top of page
Schoolgirl with Books

Doğaya Küsmek - Ümit Ahmet Duman




Karanlık düşleri, ışıltılı gecelerinde geride bıraktığı karanlıkların ardındaki şeyleri bir tokat gibi yüzüne vurmaktan geri kalmadı. Hafif hafif ortamın ılıklığının yardımıyla, düş uykusundan, rüyalarının kâbusundan uyanmaya davrandı. Zifiri karanlıktan aydınlık gündüzlere geçişinizde gözlerinizi kısarsınız ya; o da iki eliyle iki gözünü ovalayarak ortama uyum sağlamaya çabaladı. Aydınlık oda dahi, kömür karası, iç karartan, korku kaynağı rüyasından sıyrılmasına yeterli gelmedi. İç kanırtan, belki de benzer imgelerle sosyal yaşamında karşılaşsa tekrar tekrar anımsayacağı korku filmi tadında, anlatıldıkça unutulan değil aksine çoğalan, can yakan, adrenalin artıran bir rüyaydı. Rüzgârların, fırtınaların içinde, sağından solundan yapraklarını kıpırdatarak içine almaya çalışan bir ormanda, bilinmez karanlıklara tek başına yol alıyordu. Yol uçurumlarla, dikenlerle, yer yer uzun dilli canavarlarla karşılıyordu onu. Yürü yürü bitmiyor, her adımı çamurlara bulaşık, hedefine her geçen saniye varma telaşında. Yol sırlar, duvarlarında çatlaklar dolu bir mağara, o da uygun çatlağı arıyor düze, ışığa çıkmak için. Canavarlar, sokak köpekleri yoktu; sağında solunda önünde arkasında, hatta hatta tepesinde bedenini sarmaya, yutmaya hazır, siyahın tonlarında irili ufaklı ağaçlar vardı. O gün bugündür, o çok sevdiği doğayla bir türlü barışamadı. En sevdikleri arasına her gün ezip biçtiği çimenleri oturttu.



Ümit Ahmet Duman

Schoolgirl with Books
bottom of page