top of page
Schoolgirl with Books

Pandabiyat Şubat 2023 Okuma Listesi



Susan Sontag - Vurgulanan Yer - Everest Yayınları


Vurgulanan Yer, Amerikalı yazar ve eleştirmen Susan Sontag’ın üç başlık altında topladığı kırktan fazla denemeden oluşuyor. Yazarın “her şeyle ilgilenen biri” olduğunu öne süren Sontag, “Okumak” başlığı altında Marina Tsvetaeva, Elizabeth Hardwick, Machado de Assis, Roland Barthes, Robert Walser, W. G. Sebald ve Jorge Luis Borges’in düşünce ve yazın dünyasını konu ediniyor. Wagner’in müziğinin insan ruhu üzerindeki etkisinden Bellocq’un fotoğraf özneleri olan kadınlara dek birçok konuya değindiği “Görmek” başlığı altındaysa sinema, tiyatro, dans, fotoğraf, resim, opera gibi görsel sanatlara odaklanıyor. Saraybosna’da savaş yıllarında Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” oyununu yönettiği zamanı çarpıcı biçimde kaleme aldığı bir yazının da yer aldığı son bölüm “Oradan Buradan” bu iki duyunun dışında kalan denemeleri kapsıyor.


Nihayetinde Sontag’la ilgili önemli olan zihnin yaşamını, “tümüyle insan olmanın yolu” olarak okuma ve yazmanın gerekliliğini savunmasıdır. Büyük bir açıklayıcıdır ama açıklamaları indirgemeci değildir... Tanıdık olanı yeniden sınıflandırır ve görüşü tazeler... Açık seçikliği, bağımsızlığı, araştırmacılığı ve kendini inşa sürecindeki benliği temsil eder.


– Hilary Mantel, Los Angeles Times Book Review


Çevirmen: Filiz Çakır / Sayfa Sayısı: 432 / Kategori: Deneme


 

Jean Genet - Hizmetçiler - Ayrıntı Yayınları


Uzun yıllardır Hanımefendi’nin emrinde çalışan Solange ve Claire, yaşama tutundukları “oyunun” son dakikalarını yaşamaktadır. Taparcasına sevdikleri, saygıda kusur etmedikleri, varlıklarını borçlu oldukları Hanımefendi’yi öldürmeye karar vermişlerdir. Bir cinayetin işleneceği bu gece, dizginlenemeyen arzuların iktidarı devralışına, değişen rollerin kaosuna, aynaların kırılmasına, şiddetin salıverilmesine, kurtuluşa yıkımda ulaşanların zaferine sahne olacaktır.


İlk defa 1947 yılında sahnelenen Jean Genet’nin Hizmetçiler’i, hiç kuşkusuz, yirminci yüzyıl Batı edebiyatının en öne çıkan, en tartışmalı, en çığır açıcı metinlerinden biridir. Yazıldığı günden bu yana tüm dünyada en çok sahnelenen oyunlardan biri olmayı sürdüren Hizmetçiler, olanaklarını zorlayan sayısız yorumla sahneye taşınmış, metin ve temsil bağlamında çok sayıda okumaya, araştırmaya konu olmuştur.


Jean-Paul Sartre’a göre Genet edebiyatının kusursuz örneği olan Hizmetçiler, bu edebiyatın neredeyse tüm kurucu unsurlarını bir araya getirmesiyle apayrı bir yere ve öneme sahiptir. Solange, Claire ve Hanımefendi’nin oluşturduğu üçlü, şiddetin dümene geçip tüm hâkimiyeti ölüme devretmeye hazırlandığı gecede, tanımlanmış rollerinin ötesine geçip geçmeme kararını vermekle sınanır. Toplumsal kimliklerinin doğurduğu baskı yüzünden, işlerini kusursuz yapmaya gayret ederken arzularını bir yanılsama oyununa dönüştürmek, kılık değiştirmek, kendi varoluşlarını yadsımak zorunda kalan Hizmetçiler, bu nihai törende, İyi’nin ve Kötü’nün meçhul sınırında, masumiyetin ve günahın tanımını sorgular ve sorgulatırlar. Sartre’a göre Hizmetçiler’de İyi sadece bir yanılsamadır. Kötü, kendini İyi’nin yıkıntıları üzerinde inşa eden bir Boşluk’tur.


Hemen her cümlesi çoklu anlam katmanlarına sahip, düz görüntüsünün ardında fazlasıyla karmaşık, iç içe geçmiş bir söylem labirenti barındıran ve bu yönüyle günümüzde bile yepyeni yorumlarla zenginleşebilen Hizmetçiler’in asıl odağı, belki de her şeyden öte, sevmektir. Yine Sartre’ın sözleriyle, peki birbirlerini seviyor mudur bu kadınlar? Yoksa nefret mi ediyorlardır? Tutkuyla nefret ediyorlardır birbirlerinden, tıpkı Genet’nin tüm kişileri gibi.


Çevirmen: Ayberk Erkay / Sayfa Sayısı: 80 / Kategori: Yeraltı Edebiyatı-Oyun


 

İrem Uzunhasanoğlu - Uzak Bir Masal - Doğan Kitap


“Her şeyden önce uzak hatıralarım vardı benim, onu önce rüyalarımda yaşadım, sonra yıllar içinde sözcüklerimi buldum, gerçeğimi buldum, bulduğum anda tüm anılarım hikâyelere dönüşmeye başladı. Hangisi gerçek, hangisi hayal artık bilemiyordum. Kâh unuttum kâh hatırladım. Unutulmaya yüz tutan tüm hikâyelerimi derin sulara batırdım, göklere saldım, üzerine topraklar attım. Böylece kaybettiğimi sandım ya da kaybettiğimi umdum.


O gece kendi içime uzandım, orada uzun süre sere serpe yattım.


Ve nakış işlercesine kendimi yeniden yarattım. Kıymetli bir cevher çıkarırcasına, zahmetle, kanımla, canımla içimden çekip çıkardım. İşte anlatılmaya değer yegâne hikâyem de bu oldu.”


Neylan, narsist heykeltıraş Levent’in hünerli elleriyle acılı, eksik, hüzünlü, seven ama sevilmeyen, yaralı, kırgın bir tanrıça olarak şekillenirken, kendi hikâyesinin çok uzak topraklarda, nergis kokulu bir kasabada yazıldığını bilmiyordu. Bir gün annesinin verdiği bir haber, Levent’ten koşar adım uzaklaşan adımlarını o kasabaya çevirdi. Hayatla hikâyenin iç içe geçtiği bu büyülü topraklarda Neylan köklerini, kendisinden gizlenen gerçekleri bulacaktı. Her yeni yolun sonunda yeni bir insan, yeni bir hikâye vardı.


Sayfa Sayısı: 296 / Kategori: Roman


 

Ray Bradbury - Ölüm Yapayalnız Bir İştir - İthaki Yayınları


“Bu romanın kahramanı olan genç yazar ve amatör dedektif, aslında Bradbury’nin ta kendisi.” –Publishers Weekly 1949. Venice, Kaliforniya. Sevgilisinden uzakta, daktilosunun başında, öyküleriyle bezediği bir dünyada ayakta kalmaya uğraşan, üstünde çalıştığı romanında tıkandığını düşünen genç yazar, kendisini aniden gizemli bir cesedin karşısında bulur. Esrarengiz birinin gelip kulağına, “Ölüm yapayalnız bir iştir,” diye fısıldamasıyla başlayan tuhaf olaylar silsilesinin sırrını amatör bir dedektif gibi çözmeye çalışan yazarın en büyük yardımcısı ise amatör bir yazar olan Dedektif Elmo Crumley’dir. Ölüm Yapayalnız Bir İştir, sadece belalı ve kederli başlığından bile tahmin edilebileceği üzere, Ray Bradbury’nin şiirsel üslubundan nasibini alan bir noir örneği.


Çevirmen: Algan Sezgintüredi / Sayfa Sayısı: 272 / Kategori: Polisiye Roman


 

Lorrie Moore - Amerika Kuşları - Holden Kitap


Modern Amerikan edebiyatının en yetenekli yazarları arasında gösterilen Lorrie Moore, bugüne dek O. Henry Ödülü, The Irish Time Uluslararası Kurgu Ödülü, Pen/Faulkner Ödülü, Frank O’Connor Uluslararası Kısa Öykü Ödülü gibi pek çok ödülde boy gösterdi. Romanları ve öyküleri 20’den fazla dile çevrildi. Amerika Kuşları, modern edebiyatın en ünlü öykü derlemelerinden birisi. Moore, bu kitaptaki öykülerde farklı serüvenleri olan ama bir şekilde ortak paydada, yaşama tutunma arzusunda birleşen savunmasız insanları anlatıyor. Kara mizaha varan alaylı bir dille yazıyor. Onların korkularını, pişmanlıklarını, acılarını ve yalnızlıklarını anlatırken bizden şefkat ya da acıma beklemiyor. Tıpkı kendisi gibi sadece dalga geçmemizi istiyor. Moore'un insan davranışının kıvrımlı köşelerini gözlemleme kabiliyeti, bir insanın tuhaf birine dönüştüğü anları yakalayabilme yeteneği okuru kendisine hayran bırakmaya yetiyor. “Moore, gözünü Amerika’nın en ıssız tüneklerine değdiriyor fakat bu nazik dokunuşla gülünç halleri içten bir yaşam enerjisine dönüştürüyor.” – The New Yorker “90’ların en iyi öykü derlemelerinden biri.” – PopMatters “Moore’un yaşında birine bilge sıfatını vermekten çekinirim. Ancak bir yazarın tam olgunluğa geçişini izlemek insanı daima heyecanlandırır. Kanatların yavaşça açılması keyiflidir ama yüksekten uçan bir sanatçının görüntüsü yürek hoplatır.” – Julian Barnes


Çevirmen: Eda İşler / Sayfa Sayısı: 312 / Kategori: Öykü

Comentários


Schoolgirl with Books
bottom of page