top of page
Schoolgirl with Books

Pandabiyat Temmuz 2023 Okuma Listesi



Bonnie Garmus - Bir Kimya Meselesi - Altın Kitaplar


Kimyager Elizabeth Zott’ı anlatmak için pek çok sıfat kullanılabilir ama “ortalama” bunlardan biri değil. Aslında o, hiçbir kadının ortalama olmadığını söyleme cesareti gösterenlerden biri. Üstelik bunu, 1960’larda bir araştırma enstitüsünde, tamamı erkeklerden oluşan ve eşitlik konusunda pek de bilimsel davranmayan bir ekiple çalışırken söylüyor. Ona itiraz etmeyen tek istisnaysa yalnız, zeki, kindarlığıyla ve Nobel adaylığıyla ünlü Calvin Evans.


Calvin, Elizabeth’in her şeyine ama en çok da zekâsına âşık olmak üzere. Yani gerçek kimya sonuçlarını vermeye başlıyor. Ama bilimde olduğu gibi hayatta da bazen asla tahmin edemeyeceğimiz şeyler olur. Böylece Elizabeth birkaç yıl sonra kendini bekâr bir anne ve televizyonda yayımlanan bir yemek programının isteksiz sunucusu olarak buluyor. Elizabeth’in seyircilerine bir çorba kaşığı asetik asit ile bir tutam sodyum klorürü karıştırmalarını önerdiği bu program büyük ses getiriyor. Ancak elbette Elizabeth herkesi mutlu edemiyor. Çünkü o, kadınlara sadece yemek yapmayı değil, statükoyu değiştirmek için ne yapmaları gerektiğini de öğretiyor. Gülmekten kırıp geçiren mizahı, gözlem gücü ve göz kamaştırıcı karakterleriyle Bir Kimya Meselesi, en az başkahramanı Elizabeth Zott kadar kendine has ve capcanlı.


Çevirmen: Filiz Sarıalioğlu / Sayfa Sayısı: 416 / Kategori: Roman


 

Adil İzci - O Ada Senin Bu Ada Benim - Oğlak Yayınları


Ada! Ne güzel bir sözcüktür o! Söylemesi de, türlü türlü imgesi de...


Sait Faik’in “Haritada Bir Nokta” öyküsünün ilk bölümlerini anımsayalım: Bırakalım yüz yüze gelmeyi, ardından da ayak basmayı, haritadaki bir ada -altı da üstü de bir noktadır- Sait Faik’e bir anda nelerin nelerin sözünü vermez ki!


Zeyyat Selimoğlu’nun bir kitabının da adı olan “Bir Ada Soyunuyor” öyküsü de ah ne güzeldir! Orada daha yakın yılların bir adasından -Heybeliada’dan- nice albenili kesitler izleriz.


Örnekleri artırmak olası... Nitekim bu kitapta:

Jan Neruda, Nejat Gülen, Adnan Özyalçıner, Demir Özlü, Selçuk Erez, Nihat Ziyalan, Yüksel Pazarkaya, Necati Tosuner, İsmail Hakkı Gülsoy, İsmet Tokgöz, Bercuhi Berberyan, Selim İleri, Tülin Dursun, Gültekin Emre, Şükran Yücel, Behlül Ablak, Zeynep Aliye, Vecdi Çıracıoğlu, Arife Kalender, Adil İzci, Haydar Ergülen, Ayşe Sarısayın, Yasemin Yazıcı, Yiğit Baner, Jale Sancak, Nuray Çiftçi, Aziz Gökdemir, Pelin Özer, C. Hakkı Zariç, Uğur Deveci birer öyküyle adalara giden yolları önümüze seriyor!


Derleyen: Adil İzci / Sayfa Sayısı: 240 / Kategori: Öykü


 

Claire Keegan - Böyle Küçük Şeyler - Jaguar Kitap


Bill Furlong, babasının kim olduğunu bilmeden büyüyen, karısıyla birlikte beş kızını borç harca batmadan okutup büyütmeye çalışan bir odun ve kömür tüccarıdır. Hayatın ağır yükü altında zaman zaman ezilse de Bill etrafında gördüğü meseleleri içten içe dert edinir. O yılın Noel’i yaklaşırken de kafalarını kaldıracak vakitleri yoktur; fakat Bill bir sabah manastıra siparişleri götürdüğünde, kömürlüğe kapatılmış bir genç kıza rastlar. Bu karşılaşma sadece ikisinin değil, belki de tüm kasaba halkının kaderini değiştirecektir.


Ülkesinin toplumsal ve siyasi geçmişine, sıradan insanların hikâyelerine yine “küçük şeyler” üzerinden dupduru bir dille ayna tutan Claire Keegan’ın son romanı Böyle Küçük Şeyler, Umay Öze’nin çevirisiyle…


“Keegan’ın gerçekçi ve güçlü cümlelerinden tek biri bile ciltler dolusu toplumsal tarih içerebilir. Her kelimesi doğru seçilmiştir ve doğru yerdedir; etkisi ise son derece duygulandırıcı, yürek titreticidir.” –Hilary Mantel


“Keegan nadir bulunan, hep okumak isteyeceğim bir yazar.” –Richard Ford


Çevirmen: Umay Öze / Sayfa Sayısı: 88 / Kategori: Roman


 

Burcu Ünlü - Ben Yokmuşum Gibi - Everest Yayınları


Burcu Ünlü’nün yaşamdan karanlık kesitleri aydınlık ve ironik bir dille anlattığı, adeta bir şok tabancasının atışları gibi okuru ansızın irkilten kıpkısa, dipdiri öyküler. Yolları şiddette kesişenler, cinayet işleyenler, aldatanlar, bir ömür yatağa bağlananlar, sır tutanlar ve onları bir bir açık edenler, aşka düşenler, tekmili birden aslında tek bir öyküye dalıp dalıp çıkanlar Ben Yokmuşum Gibi’de okura minik sürprizler yapmak için bekliyor. “Ölmekle eşdeğerde olan bir şey söylemem istense hiç şüphesiz hatırlamak derim. Hatıralar, düşmanın en kötü olanıdır. Düşmanın en kötüsü mü olur, demeyin. Olur. Hiç fark etmediniz mi, insanlar hatıralarından bahsederken gözlerinde bir ölüm belirir; boyunlarında bir halat, ayaklarının altındaysa devrilmeye hazır kıçı kırık bir sandalye varmış gibi. O sandalye hiç devrilmez, hatıralar da hiç silinmez tabii.”


Sayfa Sayısı: 72 / Kategori: Öykü


 

Ryunosuke Akutagawa - Bir Budalanın Yaşamı - Sel Yayıncılık


Modern Japon öykücülüğünün mihenk taşı Ryūnosuke Akutagawa'nın Japon ve Çin kültür sembollerinin yanı sıra Avrupa sanatından, Rus edebiyatından, antik Yunan mitolojisinden beslendiği, yalın ve yer yer toplumsal taşlamalarla örülü otobiyografik öyküleri Bir Budalanın Yaşamı, dönemin sosyal ve siyasi yapısına yönelik çok sayıda göndermeyle I. Dünya Savaşı ve sonrasını kapsayan Taişo Dönemi Japonya'sının tam teşekküllü bir panoramasını çiziyor.


İnsan doğasının karanlık yönlerine, derin tutkularına, inançlarına ve çelişkilerine odaklanan Akutagawa, "intihar mektubu" niteliği taşıyan "Bir Budalanın Yaşamı" başlıklı öyküsü ve yazarın hayatına son vermeden önce bıraktığı intihar notu başta olmak üzere yaşamının son döneminde kaleme aldığı eserlerden derlenen bu seçkide toplumun buhranlı haleti ruhiyesine de ayna tutuyor.


Çevirmen: Zeynep Ebru Okyar / Sayfa Sayısı: 120 / Kategori: Öykü


 

Meltem Dağcı - Dünyanın Öteki Yüzü - İthaki Yayınları


Meltem Dağcı’nın ilk öykü toplamı: Dünyanın Öteki Yüzü.


Yetmiş yaşına geldiğinde ölüm şeklini seçme özgürlüğüne kavuşan kadınlar, doğum yapan erkekler, ayaklanan cansız mankenler, kimlik avcıları, gençleştiren yumurtalar, rüya görme merkezleri, hayal perileri... Hepsi, Meltem Dağcı’nın, alışılmışın dışında bir dünyanın hayalini kuran öykülerinde.


“Odadan çıkan M’yi tebrik edip karnını okşadılar. M, büyük karnını görünce kendini çirkin buldu ve ağladı. Çocuk doğurmak istemediğini hıçkırarak söyledi. En, bu durum karşısında korktu. Wo ve Mun, M’nin simülasyon odasına girmesini sağladı. Kurallarından birini ihlal ettiği için M’ye ceza verildi. Sözleşme gereğince tek bir canlıya dönüşme hakkı verilmişti. Denizatına. Dönüşüm için bekleyen En, ortalıkta görünmedi. Kadınların sayıca fazla olmasını fırsat bilerek kaçmıştı.”


Sayfa Sayısı: 80 / Kategori: Öykü

Σχόλια


Schoolgirl with Books
bottom of page